18 Eylül 2013 Çarşamba

FARKLI ADAM:SANATÇI


Gün geçtikçe daha da küreselleşen dünyamızda ulus ve devletlerin birbirleriyle olan ilişkileri eskisinden  daha sıcak,daha güçlü ve daha kompleks bir hal aldı.Sanayiden,ticarete;spordan,siyasete kadar bir çok alanda devletler,halklar  ve de bireyler birbirleriyle ezelden gelen rekabetlerinin dozajını zirve noktasına ulaştırdılar.biz Türkiye Cumhuriyeti olarak da bu yarışın içerisinde kendimize ön sıralarda bir yer kapabilmek istiyorsak eğer; gelişmiş toplum olabilmenin gereklerini yerine getirmeli,toplumumuzun her  ferdini tek başına nitelikli,donanımlı bir hale nasıl getirebileceğimizin yolları üzerine kafa yormalıyız.

Büyük rekabetlerin kazananları diğerleri ile aralarında fark oluşturabilenlerdir. Fark oluşturabilmenin yolu da farklı düşünmek,farklı uygulamak ve farklı konuşmaktır.Bu yüzden toplumumuzun “farklı”insanlarına değer  vermeli,onları el üstünde tutarak olabildiğince kendilerinden istifade edebilmeliyiz.Sanatçılar ,sıradanlıktan uzak düşünce tarzları,olayların görünmeyenini araştıran;sorgulayan kuşkucu yapıları ve de keskin zekaları ile her millet gibi bizim milletimizin de çağdaşlaşma serüvenindeki  başrol oyuncularıdır.Zira onlar “farklı” insan modelinin toplumumuzdaki birer somut örneğidirler.Her sanatçı bir fikir adamıdır aslında.Düşünceleriyle içerisinde bulunduğu topluma yol gösterir,insanları düşünmeye sevk ederek onları olgunlaştırır. sanatçı o kadar değerlidir ki ,toplumsal gelişmişlik seviyesini arttırmaya yarayan fark yaratabilme olgusuna sahip olamamış,sıradan zeka ve eğitim seviyesine sahip insanlarda farkındalık oluşturur,yani bireylere rehberlik eder,üzerindeki aydınlığı bütün bir toplumun üzerine yansıtarak bilinçlenmeyi sağlar;böylelikle bir toplumun kültür,düşünce  standardının yükselmesine yardımcı olur.

Geçmişe bakıldığında düşünen,sanatı meşgale edinen fikir adamlarına sahip milletlerin diğer milletlere göre kendilerini nasıl geliştirdikleri görülebilmektedir.Rönesans öncesi Avrupa toplumu ile Rönesans sonrasındaki yüzyıllarda yaşam süren çağdaş Avrupa toplumunu karşılaştırmak dahi  sanatın ve sanatçının toplumların ve devletlerin gelişmişliğine ne kadar katkıda bulunduğunu anlamamız için yeterlidir.Klişeleri yıkan ,yeniliklere açık ve düşünme becerisine sahip insanlar;orta çağ karanlığından tutup çektikleri toplumlarını, ileriki asırlarda, sonu dünyada söz sahibi olmakla bitecek bir zaman yolculuğuna çıkartmışlardır.Onun içindir ki bugün İngiltere,İtalya,Fransa  ve ABD gibi ülkeler hem ekonomik hem siyasi hem de toplumsal gelişmişlik olarak dünyada başı çekmektedir.500 yıl önceye dayanan bir yatırım bugün dahi onlar için meyvelerini vermeye devam etmektedir.


Hal böyle iken zaten toplumumuzda sınırlı sayıda bulunan sanatçılara ve fikir adamlarına desteğimizi arttırmalı,bugüne kadar bir yerlerde yetenekleri harcanıyor olmakta olan sanatçı adaylarına elimizi uzatarak nitelikli insan sayımızı arttırmaya çalışmalıyız.Aksi takdirde farklılığı ve farkındalığı olmayan bir toplum olacak ve dünyanın diğer gelişmiş toplumlarından geri kalmaya devam edeceğiz.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Uzun ve kompleks cumleler kurman metnin anlasilabilirligini zorlastirmis ama genel hatlariyla gayet guzel bir yazi. Basarili buldugum yazarlardan birisiniz. Yazilarinizin devamini bekliyorum.