27 Eylül 2013 Cuma

Tarihimizi ne kadar biliyoruz?


Evet, biz Türküz. Belki de dünyadaki hiçbir devletin sahip olmadığı şanlı bir tarihimiz var. Peki bu tarihi ne kadar biliyoruz? Ne kadar okuyoruz? Bir başkası, bir yabancı ya da bir çocuk bize "bana şunu anlat" dediğinde dudaklarımızdan neler dökülüyor? Iııı mı bilmiyorum mu yoksa hiçbir şey mi?

Bir turist size "Sultanahmet'in yapılışını" sorsa ona ne diyebilirsiniz? Halbuki Sultanahmet çalıştığınız semt. Evet, büyük ihtimalle onu tatmin edebilecek bir cevap veremeyeceksiniz. Bu durum sadece sizde yok. Maalesef birçok Türk'te var. Sorunumuz ortak! Merak etmemek, araştırmamak ve en önemlisi de okumamak...

I. Dünya Savaşı'nda kahramanlar gibi Medine'yi savunan Fahreddin Paşa'yı, Ruslarla savaşan ve onlara kan kusturan Şeyh Şamil'i, Muhammed İkbal'i, o şahsiyeti bu kahramanı tanıyor muyuz? Bana Atatürk'ü anlat diyen birine gerçekleri mi söylüyoruz yoksa sadece bize anlatılanları mı? Atatürk'ü hiç gerçekten araştırdık mı? Bu sadece Atatürk için geçerli değil. Binlerce örnekten biri sadece... Sultan Vahdettin gerçekten hain miydi yoksa ölümünde kefen parası bile bulamayacak kadar müşkül durumlara düşen bir insan mı? İttihatçılar suçlu muydu, suçluysa ne kadar suçluydu? 

Tüm bunlar bizim de kendimize sormamız gereken sorular değil mi? BirTürk şanlı tarihine hakim olmalı öyle değil mi? Hakim olmalı ki daha güçlü olsun, geçmişteki hataları tekrarlamasın daha da önemlisi kendine güveni artsın, pohpohlamalara gelmesin asıl gerçekleri öğrensin. 

Bize anlatılanlar her zaman en doğru değildir. Bazen olanlar değil de olması gerekenler anlatılır. Onun için okumanın ve araştırmanın bu kadar üzerinde duruyorum. Örneğin tarihte bir şahsiyete "hain" ya da "masum" demek o kadar kolay mı? En basitinden Atatürk'ü ele alabiliriz. Sevenleri "atam" diye bağırlarına basarken sevmeyenler "hain" ya da "vatanı sattı" gibi kesin yargılar kullanabiliyor. Halbuki Atatürk'ü gerçekten iki taraf da bilmiyor.Onun için öğrenmeli ve daha sonra yargılarda bulunulmalı. Bunun yolu da okumaktan öğrenmekten geçiyor.

Toparlamak gerekirse okumak ve araştırmak bizim anahtar kelimelerimiz olmalı. Bunu dersten yüksek not alayım ya da şu kitabı okuyayım da zaman geçsin diye yapmamalıyız. Tarih, hayatımızın  her alanında var. Bunu şanlı bir Türk olarak görevimiz, vazifemiz bilmeliyiz. Belki o zaman bizi kandırmaya çalışanlara karşı verecek bir cevabımız olur.

Hiç yorum yok: