Farkında değiliz belki ama çevremizdekilerin hayatında her
geçen gün bir öncekinden daha fazla etkiliyiz.Gelişen teknoloji beraberinde
sosyal paylaşım platformlarını getirirken hemen herkes hakkında yorum ve
yargılama yapmak daha bir kolay oldu toplumumuzda .Kimi zaman eleştirilerde
kimi zaman övgülerde sınırları bir hayli zorluyoruz,haddimiz olmadan insanların
profillerini çizip ellerine vermekle kalmıyor bir de onlara kanıksatmaya
çalışıyoruz.
Gerek bire bir iletişimde gerekse
kitlesel iletişimde insanların kişiliklerine doğrudan veya dolaylı olarak,bilerek
veya bilmeyerek zararlar verebiliyoruz maalesef.Yorumlarımızda ve tavsiyelerimizde ilerilere gidip insanlara”sen busun””şunu yaparsın”şunda
iyisin””bunu bir daha asla deneme bile””başarısızsın”gibi etiketleri yapıştırıp gerisini düşünmeden hayatımıza
devam ediyoruz.Halbuki bilmiyoruz ki dış müdahaleler ile sınırları belirlenen
bir birey,sınırlarının kontrolünü kaybettiğini düşündüğü andan itibaren öz güven eksikliği yaşar, ki bu da beraberinde kendi ilgi ve
becerilerini tanıyamama ve en sonunda da başarısızlıkları getirir.Sorumsuzca
insanlara yakıştırdığımız sıfatların getirdiği olumsuzluklar sonucu ,egosuna
zarar verdiğimiz kişi bize karşı tutumunu negatif sergiler.Sonuçta da tanıdığımız insanlarla
olan yakın ilişkilerimiz zarar görebilirken hiç tanımadığımız insanlara büyük
kötülükler de yapabiliriz.
Bunun için bize tanınan ifade
özgürlüğünü gerek medya üzerinden gerekse ikili ilişkilerde fazla aşmadan
yaşamalı,insanlara tavsiye verirken,olumlu veya olumsuz eleştirilerde
bulunurken onların duygu düşünce ve çekincelerini de dikkate almalıyız.Çünkü bir insanı haddimiz
olmadan bir kalıp çerçevesine oturtmaya çalışmak ona yapabileceğimiz en büyük
kötülüklerden biri olabilir.Biz farkında olsak da olmasak da…
Selim TURAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder